14 Mart 2009 Cumartesi

ben uzun süre önce sustum..tek el sıktığın günden beri bağrıma.
tek cümle söyleyip,sobeledim,ebeledim dercesine kaçıp gittiğinden beri..
ve ben uzun oldu konuşmayalı senin bildiğin sözleri,özünde.
senin en büyük korkun kendin ve onunla olan savaşın iken,
beyaz taneler inerdi gökyüzünden.şimdiyse sular damlar.
ama gözlerden değil,oluklara akar kaldırımdan yürüme çabasında eve dönerken.
sen dur!! hep durduğun yerde dur ne olursun...yorulma sen..
ben nasılsa anlamaktan uzağım malum anlaşılmazlığını.
anlatmak bir yes tuşuna basmak kadar kolayken,
anlatılmayanı anlamayana isyan etmekte bu garip oyunun tuhaf kurallarından biri sanırım.
ve hatta yanıbaşıma gün aşırı gelip o pek vazgeçilmez dumanından bile vazgeçerken,
hatta ve hatta herşeyine aykırı yerleri kabuklarla dolu birahanelerde kahkahalar atarken sen.
ben kendimden bile vazgeçtim değil sevgiden.
bir lanet çektim birde dilime sus emri verdim.
sırf sen mutlu ol diye..sen yeniden düşünme diye..sen yeniden konuşma,konuşama diye..
sırf sen ANLA..tana kadar ben anlamayayım diye...
sırf sen...sırf...
sen...

Özgün Memed Turan