21 Mart 2009 Cumartesi

DEDEM'in ardından....

Çakır bakardı Dedem..içten bir gülümseme eşliğinde...
Hiç kötü söz duymadım ben Dedemden ve hic bir kötü düşünce.
unutmadığım,unutamadığım nice kötülük ve kötü insanlara dair bile o çok sevdiği Allah'a emanet ederdi insanları ve ettide.Şimdi ben Dedemi O'na emanet ederken.....
Gördüğüm nemli yanaklar ve acılı bakışların ötesinde birşeydi bugün son kez sana dair birşeyler olup biterken ve içimdeki film makarasını başa almaya uğraştıkça ben...son kez sana bakarken düşündüklerim ve bunca sene senden sadece görerek bile öğrendiğim şeyler ve bana bir "insan"ın nasıl olması gerektiğini her an her dakika hatırlatan herşeyinle..yutkunup kelimeleri içime çektim her nefeste bugün ve bilirsin torununu pek "militan"dır senin deyişinle..gözleri nemlenmez torunun ve kaşları çatık durur hayata karşı..Dede vucudum dimdik ,gözlerim alev alev,kaşlarım çatık..çatık ta...her kapayışım gözlerimi...biliyorum artık biraz daha uzaktan ama biliyorumki daha yakınımdan bilecek ve göreceksin..sana,seni emanet etmeden söyleyemediğim nice şeyleride attım içime Dede..Son kez karanlık aydınlığa yatırıp seni bu kirli dünyadan ayırırken fısıldadım sana bugün herşeyimi Dedem..Söz verdim.."İnsan" kalmaya senin gibi! tüm bu hengame içinde ve sürünceme tek yönde giderken akıntıya kürek çekmeye inatla..İçime döküyorum Dede,içime çekiyorum Dede,içime atıyorum Dede yeterki sen merak etme..Sen bana bu dünyanın da çekilebilir olduğunu öğrettin Dedem..75 sene ve son 7sinde hergün aldığın her nefeste,kalbinin her atışında Dedem...Ruhun Şad olsun DEDEM!!! Nur içinde yat...

TORUN'un!!

Özgün Memed Turan

18 Mart 2009 Çarşamba

otuzküsür kiloluk bir özlem bendeki..
hatta kırka kırk sebepten özlemle.
kendinden utanan bir güzelliğe özlem bu..
kendini bilir bilmezden gelirde.
yeşilin maviyle flörtüne dair bir özlem bendeki..
denizi sevmesemde denizinde boğulmak istediğim..
acabalarla bana gelmiş ve gitmiş bir hüznün özlemi.
sevincimi kursağımda bırakan bir nefessizlikte.
lanet geceler gündüze karışırken her sabah..
bana o 3 günü hatırlatan bir özlem bu..
ve kaybettiğimiz nice 3 lere matem..
bir 3 sen bir 3 ben..
sen kalp derdin 3'e,ben biz yapar 8 derdim...
80küsür kiloluk bir özlem bendeki..
yine sabahın köründe çalacak telefona ve kapıya hasret..

Özgün Memed Turan

14 Mart 2009 Cumartesi

ben uzun süre önce sustum..tek el sıktığın günden beri bağrıma.
tek cümle söyleyip,sobeledim,ebeledim dercesine kaçıp gittiğinden beri..
ve ben uzun oldu konuşmayalı senin bildiğin sözleri,özünde.
senin en büyük korkun kendin ve onunla olan savaşın iken,
beyaz taneler inerdi gökyüzünden.şimdiyse sular damlar.
ama gözlerden değil,oluklara akar kaldırımdan yürüme çabasında eve dönerken.
sen dur!! hep durduğun yerde dur ne olursun...yorulma sen..
ben nasılsa anlamaktan uzağım malum anlaşılmazlığını.
anlatmak bir yes tuşuna basmak kadar kolayken,
anlatılmayanı anlamayana isyan etmekte bu garip oyunun tuhaf kurallarından biri sanırım.
ve hatta yanıbaşıma gün aşırı gelip o pek vazgeçilmez dumanından bile vazgeçerken,
hatta ve hatta herşeyine aykırı yerleri kabuklarla dolu birahanelerde kahkahalar atarken sen.
ben kendimden bile vazgeçtim değil sevgiden.
bir lanet çektim birde dilime sus emri verdim.
sırf sen mutlu ol diye..sen yeniden düşünme diye..sen yeniden konuşma,konuşama diye..
sırf sen ANLA..tana kadar ben anlamayayım diye...
sırf sen...sırf...
sen...

Özgün Memed Turan

13 Mart 2009 Cuma

"tek tek kürdanı batırıp bir tencere pilavı yemek gibi hayatım.."
Özgün Memed Turan

bir perşembe akşamı

ve ben tüm bu karışıklığın ortasında durmuş,elim çenemde,dudaklarımın arasındaki dumanın havaya karışmasını izliyordum...bilmek istemediğim için bilmediğim ve düşünmekten kaçtığım tüm düşüncelerimle yüz yüze.hayvansı bir içgüdüye engel olamamak mı?yoksa o en nefret ettiğim egoların savaşından kaçarken takılıp düştüğüm bir bok çukurundamıydım acaba?neredeyim?tüm bu karışıklığın orta yerinde durmuş elimdeki goruntu hapishanesinden mucizeler beklerkenmi olacaktı tüm bu soruların cevabı?yoksa işte tamda şuan olmakta olan bu midemi bulandıran kaosun pis kokulu rüzgarından geriye içimde bıraktığı artıklrı temizlemeye çabalarkenmi çekecektim ben "budur!" dediğim kareyi...tuttuğum takımın gol attığı anki sevincimi bana verebilecek biri varmı acaba sorgusundan sıyırmaya çalışırken kendimi,sevdiğim ve sevebileceğim kadınların düşüncesini düşünme hatasına girişmiştim.ve ardından bir lanet! hafıza hala yok olmayan abide misali olduğu yerde dururken dünyanın kaçıncı harikası diye sordum kendime..ve ben tüm bu olan bitenin arasında üstüme yürüyenlerin vurup kırmalarına rağmen durmuş,paramparça olmuş bir camın yanısmasında kendimi ararken düşünüyorum seni..kimsin sen?

Özgün Memed Turan

4 Mart 2009 Çarşamba

Sigara içerken ruhumuzun doygunluğunu hissederiz.
Sonra o ruh uçup gider ve bedenimiz zifiri karanlığa mecbur kalır...